Cezaevinde koronavirüsten ölüm: Babam gitti başka canlar yanmasın

Koğuşuna yeni gelen tutuklulardan koronavirüs kapan ve yoğun bakımda yatağa kelepçelenen Kemal Polat, 4 gün önce hayatını kaybetti. Yaşlı ve kronik hastalığı bulunan babasının yaşadıklarının normal olmadığını fark eden oğlu Bekir Polat, Bold Medya’ya açıklamalar yaptı.

Cezaevinde bir kişi daha sessiz sedasız öldü. 1,5 yıldır Kahramanmaraş Türkoğlu Cezaevinde tutuklu bulunan 68 yaşındaki Kemal Polat 6 Aralık 2020’de koronavirüs teşhisiyle kaldırıldığı Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesi’nde hayatını kaybetti. Geçen hafta pazar günü ölen Polat, ancak salı günü defnedilebildi. 19 Kasım’da yapılan testi pozitif çıkan Kemal Polat’ın ailesine ölene kadar hiçbir bilgi verilmedi. Hem cezaevi hem hastane yönetimi sadece “iyi” demekle yetindi.

Beklemedikleri ölüm haberiyle sarsılan oğlu Bekir Polat, kendi imkanlarıyla yaptığı görüşmeler sonucunda babasının koğuşta nasıl virüs kaptığını öğrendi. Sonrasında öğrendikleri ise onun için daha üzücüydü. Babası yoğun bakımda yatağa kelepçelenmişti. Altına bez bağlanacak kadar kişisel ihtiyaçlarını göremeyecek durumdaydı. O halde yataktan düşmüş ve başı morarmıştı. İzin verilmediği için yanında refakatçisi bile yoktu.

Oğul Polat, hiçbir şeyden haberleri olmadan babasının hastanede, tek başına, çırpınarak ölmesinin derin acısını yaşıyor. “Babam öldü, başka canlar yanmasın. Entübe hastalara insani şekilde davranılsın.” diyen Bekir Polat Bold Medya’ya konuştu.

Babanızı 4 gün önce öldü ama yeni öğreniyoruz. Başınız sağ olsun. Babanız kimdi öncelikle, neler yaşadı? 

Babam hükümözlü olarak Kahramanmaraş Türkoğlu L2 Cezaevinde yatıyordu. Dosyası daha onaylanmamıştı, Yargıtay aşamasındaydı. Şofördü, SGK’dan emekli olmuştu. Miras davası nedeniyle cezaevine girmişti. Dört yıldır cezaevindeydi. Normalde Gaziantep Cezaevinde kalıyordu. Kahramanmaraş’taki cezaevi yeni açılınca oraya sevk edildi. Türkoğlu’na ilk gidenlerden. Yaklaşık bir ay önce babamı D12 koğuşundan A7 koğuşuna geçirmişlerdi. Bir ay önce yaptığımız son telefon görüşmemizde “Yeni gelenleri direkt bizim koğuşa verilecek, yer yok” demişti.

Ne zaman koronavirüs teşhisi konuldu?

Bu son konuşmamızdan 1 hafta sonra il sağlık müdürlüğünden aradılar. Yaklaşık üç hafta önce oluyor. Kemal Polat’ın evi nerede, karantinaya alacağız dediler. Babam cezaevinde dedim. Telefonu kapattım ve hemen cezaevini aradım. Haberleri yok tabi ki… Bir gün sonra tekrar aradım, yine haberleri yok. Üçüncü gün aradım, babanızın testi pozitif çıkmış dediler. Babam 60 yaş üstü ve kronik rahatsızlığı olduğu için hastaneye sevk edildiği söylendi. Yani babama 19 Kasım’da teşhis konuluyor. 6 Aralık’ta da vefat ediyor.

Kronik ne rahatsızlığı vardı?

Hipertansiyonu, şekeri ve kolesterolü vardı. Bu hastalıkların hepsi hapse girince ortaya çıktı. Daha önce yoktu. Hatta Gaziantep Cezaevinde de sıkıntısı yoktu. Ne olduysa Türkoğlu’ndan sonra oldu. Belki birikti, belki de gerçekten cezaevinde bir sıkıntı oldu.

Babanızın koronavirüs kaptığını öğrendikten sonra cezaevi ve hastane yönetimiyle ilgili nasıl tecrübeleriniz oldu. Size bilgi verildi mi?

Durumu hakkında hiç net bilgi alamadık. Sadece sağlık durumu iyi dediler. Hastane mahkum olduğu için bilgi veremeyiz, jandarma izin vermiyor dedi. 19 Kasım’dan itibaren vefat edene kadar her aramamda hiçbir sıkıntı yok diye sanki ezberletilmiş cevaplar verildi. 6 Aralık pazar günü sabah bir telefon geldi. “Babanız vefat etmiştir.” Bir gün önce durumu iyi diyenler vefat haberini verdiler.

Maalesef genelde “iyi” diye cevap veriliyor, sonuç böyle oluyor. Hastanede tutuklu odasında mıydı yoksa yoğun bakımda mı?

Üç gün yoğun bakımda entübe halde yatmış. Hatta ellerini kelepçelemişler. Bunu babam öldükten sonra hastanedeki bir görevliden öğrendik. Kendisi dayanamayıp söyledi. Ne hastane ne cezaevi hiçbiri yoğun bakımda olduğunu söylemedi.

Genelde cezaevinde yakınları olanlar e-nabızı sık sık kontrol ediyor. Babanız hastalanınca sizin hiç aklınıza gelmedi mi? 

Hiç aklıma gelmedi. Siz söyleyince e-nabız’ına baktım. İnceledim biraz. İşlemler kısmında altına bez bağlandığı yazıyor. İhtiyacını göremeyecek hale gelmiş. E-devlet şifresini de 2-3 ay önce almıştım, lazım olur diye. İşte böyle şeyler insanın başına bir kere geliyor. En kötüsü de bunların hiçbirinden haberimizin olmaması.

Cenazesini ne zaman aldınız, ölümünden defnedilene kadar vakit geçmiş epeyce. 

Pazar günü teşhis için yola çıktım. Adli tıpta babamı teşhis ederken başında ve burnunda morluklar olduğunu gördüm. Savcı beye durumu aktardım. Otopsi için gönderilirken bunu da not aldı. Kahramanmaraş’ta düşük basınçlı otopsi odası olmadığı için Erzurum’a otopsiye gönderildi. Ertesi gün yoğun uğraşlarımızla cenazemizi alabildik. 6 Aralık 2020 pazar gecesi 01.20’de vefat eden babamı salı günü defnedebildik.

Yüzündeki morlukların sebebine dair herhangi bir açıklama yapıldı mı?

Hastaneden bir hemşireye ulaşabildik. Babam yoğun bakıma alınırken ‘yakınlarına haber verin, hasta iyi değil’ demesine rağmen ilgili doktor ve nöbetçi jandarma ‘ne gereği var’ demişler. Babam son nefesini verirken sedyeden düşerek başını çarpmış. Büyük ihtimalle kalp krizi geçirirken eli kelepçeli olduğu için kalkamadı ve düşerek kafasını çarptı. Kriz geçirdiğini de hemşire söyledi. Tüm bu olaylar otopsi raporu sonucunda netleşecektir.

Cezaevi yönetimiyle hiç görüşebildiniz mi? 

Cenazeyi teslim alırken kurum müdürü geldi. Virüs nasıl yayıldı diye sordum kendisine. “Yeni gelen mahkumları test yapıp içeri alıyoruz ve koğuşa gönderiyoruz. Yeni gelen bir mahkumun 2 gün sonra pozitif olduğunu öğrendik. Oradan yayıldı. Daha sonra o bloklara test yaptırdık.” dedi. Böyle bir idare şekli kabul edilemez.

Evet doğru değil, dikkatli olmaları gerekiyor. Kimsenin canını tehlikeye atmaya hakları yok. 

Dışarıdan gelenlerin izole bir şekilde test sonucunun beklemesi gerekirken direk koğuşlara göndermeleri tamamen insanlık suçu. Cezaevlerine test yapılmadan kimse alınmaması lazım. Babam öldü, başka canlar yanmasın. Ve entübe hastalara insani şekilde davranılsın. Örneğin kelepçe olmasaydı belki babamı kaybetmeyecektik ya da başında bir refakatçi olsaydı.

GERGERLİOĞLU DUYURMUŞTU

Kahramanmaraş Türkoğlu Cezaevinde koronavirüs vakası çıktığını, durumun acil ve ciddi olduğunu HDP Milletvekili ve insan hakları savunucusu Ömer Faruk Gergerlioğlu Twitter hesabından birçok kez duyurmuştu. Mahpusların hem kovid-19’a yakalandığını hem de telefon haklarının elinden alındığını belirten Gergerlioğlu Adalet Bakanlığı’na “Hak mıdır bu” diye sormuştu. Gergerlioğlu: “Maraş Türkoğlu Cezaevinde eşim tutuklu. D-17 koğuşu 27 kişi hepsi kovid çıktı, tekli koğuşlara alınıp, yanlarına birer adet buton verip, fenalaştığında bu butona basın demişler. Kronik rahatsızlığı bulunan bir sürü mahpus var, diyor.” 

E-Nabız’da yer alan bilgilere göre Kemal Polat’a 6 kere koronavirüs testi yapılmış ve hepsi pozitif çıkmış.

Cezaevinde koronavirüsten ölüm: Babam gitti başka canlar yanmasın