Cezaevlerinde koronavirüs endişesi artıyor!

Tr724’de yer alan habere göre Türkiye’deki cezaevleri koronavirüse teslim olmuş durumda. Ülkenin her yerinden farklı cezaevlerinde virüs nedeniyle karantina koğuşları oluşturulduğu belirtiliyor. Virüsün ne kadar yayıldığı, kaç tutuklunun Covid olduğu konusunda hiçbir açıklama yapılmıyor. 

Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, önceki gün yaptığı konuşmada cezaevlerinde pandemi konusunda alınan önlemlerden söz etti. Ancak kaç tutuklunun ‘pozitif’ olduğunu açıklamadı. İktidar temsilcileri bu konudaki sorulara cevap vermiyor.

Türkiye cezaevlerinde 591’si ağır olmak üzere 1,564 hasta tutuklu ve hükümlü bulunuyor. Salgından önce bile tedaviye ulaşmakta zorlanan tutukluların, pandemi ile birlikte tedavi imkanları neredeyse imkansız hale geldi. Cezaevi yöneticileri, tutuklu yakınlarının telefonlarına bile çıkmıyor. 

Türkiye cezaevlerinde insan hakları ihlallerine her gün yenileri ekleniyor. Hizmet Hareketi’ne yönelik soruşturmalar kapsamında tutuklanan emekli polis memuru Ahmet Kaplan, cezaevinde hayatını kaybetti. Geçtiğimiz ay akciğer kanseri tanısı konulan Kaplan, 4 yıldır İskenderun Cezaevi’nde tutuklu bulunuyordu. Kanser olmasına rağmen tahliye talepleri reddedildi. 

COVİD TUTUKLU SAYISI SIR GİBİ SAKLANIYOR

Covid-19’un özellikle son iki ayda yayılma hızı arttı. Bunu bizzat iktidarın Sağlık Bakanı Fahrettin Koca açıkladı. Sağlık Bakanlığı, günlük 2,500 civarı vaka açıklıyor. Günlük vaka sayısı ise 30 binin üzerinde. Salgının hızla yayıldığı yerlerden biri de 7 kişilik koğuşlarda 35 kişinin kaldığı cezaevleri. İktidar temsilcileri, salgının başından bu yana cezaevlerinde kaç tutuklunun ‘pozitif’ olduğuna dair soruya cevap vermiyor. Son olarak önceki gün Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de kaç tutuklunun hasta olduğu sorusunu ‘cevapsız’ geçti. 

TEDAVİ YOK, ÇÖZÜM KARANTİNA!

Cezaevlerinde yakınları bulunanlar ise endişeli. Her gün sosyal medyada konuyla ilgili onlarca paylaşım yapılıyor. İstanbul Silivri, Diyarbakır, Maltepe, İzmir Şakran, Çorum, Uşak, Aydın, Eskişehir ve daha pek çok ildeki cezaevlerinde covid nedeniyle karantina koğuşları oluşturulduğu ancak hastaların tedaviye ulaşamadıkları belirtiliyor. Cezaevi yönetimleri, testi pozitif çıkan hastalarla ilgili acilen tedaviye başlamak yerine ‘karantinaya’ almayı yeterli görüyor.

KOĞUŞLARIN KAPISINA ‘COVİD-19’ UYARISI

Geçtiğimiz günlerde tutuklu yazar Ahmet Altan’ın kızı Sanem Altan konuyla ilgili bir paylaşımda bulundu. Altan, “Ne düşüneceğimi bilmiyorum şu an!!! #AhmetAltan ın yani babamın kaldığı Silivri 9 nolu cezaevinde, koğuşunun olduğu koridorda 3 hücre  kapısında Covit 19 yazıyormuş!! O hastaların, orada olan tüm tutuklu ve hükümlülerin sorumluluğu kimde?” ifadelerini kullanmıştı. Benzer afişlerin Silivri’deki diğer bloklarda da olduğu belirtiliyor.

18 KİŞİDEN 16’SI COVİD-19!

Benzer sorun Eskişehir’de de yaşanıyor. İnsan Hakları Savunucusu HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, önceki gün yaptığı paylaşımda, “Şimdi de Eskişehir!!!” diyerek kendisine gelen bir notu paylaştı: “Eskişehir L Tipi kapalı cezaevi E 14 koğuşunda 18 kişiden 16’sının testi pozitif çıktı. Negatif çıkan 2 kişi  boş koğuşa alındı. Tüm görüş ve telefon aramaları 14 gün boyunca iptal edildi.”

BABAM COVİD, HÜCREDE YERDE YATIYOR

Bir başka paylaşımda ise Hilvan Cezaevi’ndeki ihmallerden bahsediliyor: “Babam Hilvan Cezaevi A-22 koğuşunda. Koğuş çok dolu olduğu için yerde yatıyor ve bugün aradığında korona olduklarını söyledi. Hayatı için çok endişeliyiz.”

Çorum L Tipi Kapalı Cezaevi’nde hak ihlallerinin sınırı yok. Edinilen bilgilere göre havaların soğuk olmasına rağmen kaloriferler kısa süreli açılıyor. Bazı odalarda kalorifer bozulduğu halde tamir edilmiyor. Tutuklu ve hükümlülerin dilekçeleri işleme bile konulmuyor.

20 GÜNDÜR HABER ALAMIYORUM

Tutuklu yakınlarının bilgi talepleri ise cezaevi yönetimi tarafından reddediliyor. Bir paylaşımda tutuklu yakını şunları söylüyor: “18 Ekim ‘de aramıştı eşim en son. Bugün tam 20 gün oldu sesini duyup kendisinden haber alamayalı. Ağır vakalarda aileye haber veriyoruz diyorlar. Ancak o saatten sonra zaten dönüşü olmuyor.”

UŞAK CEZAEVİ’NDE SALGIN YAYILDI

Uşak Cezaevi’nde de korona vakası sürekli artıyor. Ömer Faruk Gergerlioğlu, DM’den kendisine ulaşan bir mesajı paylaştı. Şöyle diyor o mesajda: “Babam 4 yılı aşkındır Uşak Cezaevinde. Bugün  görüştük telefonla. Koğuşta 24 kişiler. Hepsi kafasını kaldıramıyormuş hastalıktan. Biraz iyi olan diğerine yardım ediyormuş. Ve tedavi henüz yok.”

CEZAEVİ MÜDÜRÜ: KENDİNİZİ YAKIN!

Kayseri Bünyan Cezaevi’nde 3 kişi Covid’den yoğun bakıma kaldırıldı geçtiğimiz hafta. Mahpus yakını bilgi alamadığı için tepki gösterdiği cezaevi yönetimine, “Ne yapalım, kendimizi yakalım mı?” deyince, “Yak kardeşim kendini!” cevabı alıyor. Bir başka paylaşımda Diyarbakır T2 Nolu Cezaevi’nde yakını olan bir sosyal medya kullanıcısından: “Diyarbakır T 2 nolu cezaevi 6 koğuş hariç 70 koğuşun tamamı virüs olmuş. 

CEZAEVİ YÖNETİMİ TELEFONDAN KAÇIYOR

Keskin Cezaevi yönetiminin ise telefonlara cevap vermediği belirtiliyor. Bir tutuklu yakını, “Telefon açıyoruz, telefondan kaçmaya çalışıyorlar, cevap vermek istemiyorlar. Günü bittiği halde cezası onanmadığı için hala orada tutulan Dursun Saray tüm koğuş arkadaşlarıyla birlikte Covid olmuş.” ifadelerini kullanıyor.

YENİ VUHAN: İSTANBUL

Son dakika... Koronavirüs kol geziyor! İstanbul'un bir ilçesi var ki... -  Son Dakika Haberleri İnternet

Pandemide ikinci dalga beklenenden çok daha sert geldi. Sağlık Bakanlığı günlük hasta sayısını 2 bin 500 civarında açıklasa da, günlük vaka sayısının 30 binin üzerinde olduğu belirtiliyor. Vakaların yüzde 40’ına ev sahipliği yapan İstanbul’da hastaneler tıklım tıklım. Sadece İstanbul’daki ünlük pozitif vaka sayısının 15 bine yakın olduğu tahmin ediliyor. Yaklaşık 1 ay önce hastanelerin önlerindeki ‘test’ kuyruklarında 50-60 kişi olurdu. Bugün bu sayı 300-400’ü aştı. Yoğun bakım servisleri dolu olduğu için yeni hastalar sevk edilemiyor. İstanbul Tabip Odası (İTO) Yönetim Kurulu düzenlediği basın toplantısıyla salgında gelinen son noktaya dair önemli açıklamalar yaptı. “İstanbul için acil kapanma zamanın geldiği” belirtilen açıklamada, “En ağır bedeli Sağlık Bakanı’nın daha salgının başlangıcında ‘Türkiye’nin Wuhan’ı’ olarak tanımladığı, bugün ise Vuhan’ı geride bırakmış olan İstanbul ödüyor.” denildi.