Mahpus yakınları: Silivri’de maske ve eldiven ilk kez dün verildi

Kronos’ta yer alan habere göre Silivri Cezaevi’ndeki mahpusların ailelerinin tedirginliği sürüyor. HDP’li Gergerlioğlu’nun verdiği soru önergelerinin ardından yetkililere seslenen mahpus yakınları doğru ve sağlıklı bilgi verilmesini istedi. İşte mahpus yakınlarının verdiği bilgiler ve talepleri…

30 aydır Silivri’de tutuklu olan Ali Rıza Kızılboğa’nın eşi Saadet Kızılboğa, eşinin kronik böbrek rahatsızlığı olduğunu ve sağlık durumundan endişe duyduğunu söylüyor.

Koronavirüs salgını döneminde Silivri Cezaevi’ndeki tutulan mahkumların yakınları sağlıklı ve doğru bilgi alamadıklarını söylüyor. Esnaf E.K’nın eşi “Eşimin testinin pozitif çıktığını ancak internetten öğrenebildim” diyor.

HDP Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu’nun enfekte olan mahkum sayısını 144 olarak açıkladığı Silivri Cezaevi’nde, gerekli önlemlerin alınmaması sebebiyle 7 no’lu cezaevinde de pozitif vakaların olduğu açıklanmıştı. Dün Kronos’a konuşan mahkum yakınlarının ardından bugün de Silivri Cezaevi’ndeki 7 ve 6 numaralı bölümlerde kalan bazı tutuklu ve hükümlülerin yakınlarına ulaştık.

‘’SOĞUK ALGINLIĞI İLAÇLARI İLE KENDİMİZİ TEDAVİ ETMEYE ÇALIŞTIK’’

36. Ağır Ceza’da yargılanan ve 6 yıl 3 ay ceza alan esnaf E.K 14 Ağustos 2018 tarihinden beri Silivri cezaevinde tutuklu tutuluyor. E.K’nın telefon görüşü sırasında eşine verdiği bilgiye göre, kendisine yapılan koronavirüs testinin pozitif çıktığı öğrenilirken, mahkum E.K’nın cezaevi yönetiminin ilgisizliği nedeniyle kendilerini koğuşta bulunan ilaçlarla tedavi ettiği öğrenildi.

E.K.’nın eşi telefon görüşmesinde verdiği bilgiler şöyle:

“En son görüşmemizde eşim koğuşlarından birçok kişinin rahatsız olduğunu, buna rağmen ilgilenilmediğini ve ellerinde bulunan soğuk algınlığını ilaçlarıyla kendilerini tedavi etmeye çalıştıklarını söyledi. Daha sonra koğuşların birinde rahatsızlığı ciddi boyutlara ulaşan bir mahkumu gelip hastaneye götürmüşler. Bunun üzerine koğuştaki kişiler kendilerine de test yapılması için dilekçe yazıp cezaevi yönetimine iletmişler. Koğuştaki kişilerden bazılarının eşleri, cezaevi tarafından aranılarak eşinin ve koğuş arkadaşlarının test sonuçlarının pozitif çıktığı bilgisi verilmiş. Fakat bana eşim hakkında hiçbir bilgilendirme yapılmadı. Cezaevini aradığımda bana tek söylenen şey “Perşembe günü test yapılacaktır” oldu.

‘’EŞİMİN TEST SONUCUNU E-NABIZ’DAN ÖĞRENDİM’’

Cuma günü “E-nabız” sayfasından eşinin test sonucunun pozitif çıktığını gördüğünü kaydeden mahkum eşi, sözlerine şöyle devam etti:

“Cezaevini aradım bana ayakta tedavi edildiklerini söylediler. Eşimin herhangi bir kronik rahatsızlığının olmadığını ve halihazırda kaldığı koğuşun karantinaya alındığını söylediler. Eşim B-10 koğuşunda kalıyordu ve cezaevi yönetiminin karantina tedbirleri kapsamında bulunduğu koğuşu karantinaya aldıklarını öğrendim. B-10 koğuşunda test sonucu negatif çıkan mahkumları başka koğuşlara gönderdiler ve pozitif olanları B-10 koğuşunda bıraktılar. Test sonucu negatif çıkan birinde virüs belirtileri olmasına rağmen, başka koğuşa gönderilmiş ve ilaç verilmemiş. Gönderilen koğuştaki kişilerin, gittikleri koğuştaki kişilerin de hasta oldukları söylendi. Eşim telefon görüşmesinde kendisine ilaç verildiğini ve şu an daha iyi olduğunu söyledi. Karantina koğuşunda 30 kişilermiş. Başka koğuşlarda test sonucu pozitif çıkanları B-10 koğuşuna getirmişler. Diğer koğuşlarda da test sonuçları pozitif çıkan kişilerin koğuşlarına geri gönderildiğini duydum. Henüz eşime ikinci bir test yapılmadı. Şimdiye kadar hep tahliye diyorduk ama artık onların sağlık koşullarının ve can güvenliklerinin sağlanmasını istiyoruz. Eşimin sağlık durumundan endişeliyim. Cezaevi yönetimi bizleri yeteri kadar bilgilendirmiyor. Yazılan dilekçelere geri dönüş sağlanmıyor. Tek istediğimiz şey onların canlarının güvende olması.”

KIZILBOĞA AİLESİ KRONİK BÖBREK RAHATSIZLIĞI BULUNAN YAKINI İÇİN TEDİRGİN

30 aydır Silivri’de tutuklu olan Ali Rıza Kızılboğa’nın (46) eşi Saadet Kızılboğa, eşinin kronik böbrek rahatsızlığı olduğunu ve sağlık durumundan endişe duyduğunu belirtti.

Kızılboğa’nın eşi Kronos’la şu bilgileri paylaştı:

“Eşim iki buçuk yıldır tutuklu ve şu an da B-7  koğuşunda kalmakta. Bu iki buçuk yıllık süre zarfında her cezaevinde olabilecek sorunlar yaşadık ancak koronavirüs sürecinin başlangıcıyla birlikte bu sorunlar katlanarak devam etti. Ramazan ayının da başlamasıyla oruç tutmaya başlayan eşim, son iki telefon görüşünde yemeklerin çok kötüleştiğini, kantin ihtiyaçlarının da karşılanmadığını ve bu durumun vücut dirençlerini düşürdüğünü aktardı. Cezaevlerinden sağlıklı haber alamıyoruz. Koronavirüs tedbirleri kapsamında cezaevi görüş yasakları başladı. Bu süreçte cezaevinde giden gelen olmadığı ve diğer tedbirlerin alındığını düşünerek rahatlamışken cezaevinde koronavirüs vakalarının yaşanması  ve bu nedenle yemek-kantin sorunlarının başlaması bizi daha da tedirgin etmekte. Bu haberleri ilk duyduğumuzda cezaevinden bilgi almak için çok kez aradık fakat hep meşgul çalan telefonlar yüzünden bilgi almakta zorlandık.”

‘’TESTİ POZİTİF OLANLAR TEKRAR AYNI KOĞUŞLARINA GERİ GETİRİLİYOR’’

Silivri’de 7 numaralı cezaevinde kalan Ali Rıza Karaboğa’nın telefon görüşmesi sırasında eşine aktardığı bilgiye göre, kaldıkları koğuşa komşu olan B-8 numaralı koğuştan iki kişiye koronavirüs testi yapıldığı ve testi pozitif çıkan mahkumların tekrardan kaldıkları koğuşa geri gönderildikleri öğrenildi.

Eşimle iki hafta önce yapmış olduğumuz telefon görüşünde süreç başladığından bu yana ilk defa ateşlerinin ölçüldüğünü bu hafta aradığında da aynı şekilde bir kez daha ateş ölçümleri yapıldığını, ve telefon görüşüne çıktıklarında maske verildiğini bize aktardı. Ayrıca içerde bilgilendirilmediklerini ve bu nedenle çok tedirgin olduklarını, arkadaşları arasında kronik rahatsızlıkları olanlar için çok fazla endişe duyduğunu kaydederek sözlerine şöyle devam etti:

“Eşim ve arkadaşları koronavirüs sürecinde çok fazla koğuş değişikliğine maruz kaldılar. Hatta şu an kaldığı koğuştan eski arkadaşının yakınıyla konuştuğumuzda, yakınının testinin pozitif çıktığını öğrendim. Koronavirüs sürecinden sonra yapılan değişikliklerle beraber koğuşunda 36 kişi bulunmakta ve 7 no’lu da yer alan koğuşların çoğunun mevcudu da bu şekilde. Medyada verilen virüs rakamları bizleri tedirgin ediyor ve yetkililerden net bir açıklama bekliyoruz.”

‘’YAZILAN DİLEKÇELERE GERİ DÖNÜŞ SAĞLANMIYOR’’

Koğuş olarak yemeklerin düzeltilmesi, kantin sıkıntılarının giderilmesi ve diğer sorunlarla alakalı birçok kez Adalet Bakanlığı İzleme Kuruluna dilekçe yazdıklarını ancak hiçbir düzelme olmadığını aktaran Saadet Kızılboğa, “Eşim yapmış olduğumuz konuşmanın sonunda bir şekilde bu kadar yayılan ve hatta yan koğuşlarına kadar gelen  bu virüsün artık kendilerine de bulaşacağını düşündüğünü, birçok kişinin psikolojik olarak çok sıkıntılı bir dönem yaşadığını ve çok yıprandıklarını aktardı. Bütün koğuşlara test yapılmasını istiyor ve bu testler sonucunda pozitif çıkanların ayrılması akabinde de bu koğuş değişikliklerinin durdurulmasını, beslenme  koşularının düzeltilmesini ve hijyen şartlarının düzeltilmesi tek talebimiz.” dedi.

SİLİVRİ 6 NO’DA GIDA KONUSUNDA YAŞANAN AKSAKLIK GİDERİLMİŞ

İstanbul 24. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanması tamamlanan ve 7 yıl 6 ay ceza alan Y.N, Silivri 6 numaralı cezaevinin A-7 koğuşunda kalıyor. Yargıtay’ın dosyasını onadığı Y.N’nin kızı, bulundukları cezaevinde henüz bir vakanın görülmediği fakat koronavirüs sürecinden sonra koğuşlardaki kişi yoğunluğunun arttığını dile getirdi ve verilen sözlerin tutulmadığını ekledi.

Y.N.’nin kızı babasının durumu ile ilgili şu bilgileri verdi:

“Babam ile haftada bir gün 20 dakika konuşabiliyoruz. Koronavirüsün Silivri’ye de bulaştığını ve birçok vakanın olduğunu öğrenince sağlığıyla ilgili endişemiz arttı. Her konuştuğumuzda içerideki sağlık ve beslenme durumunu özellikle soruyorum. Gardiyanların koğuşlara girerken maske ve eldivenle girdiğini ve kendilerine hiçbir şekilde fiziksel temasta bulunmadıklarını söyledi. Ayrıca gardiyanlar kendi evlerine de gitmiyor ve cezaevi binasında kalıyormuş. Yemekler konusunda, infaz yasası değişikliği ile açık cezaevindeki mahkumların tahliye olmasından sonra birkaç gün sıkıntı yaşanmış. Yemekler az ve konserve olarak verilmiş ancak düzeltilmiş. Bugün konuştuğumuzda sıkıntı olmadığını söyledi. 3-4 hafta önce de greyfurt ve kefir verildiğini söylemişti.”

“BABAMIN KOĞUŞUNDA VAKA YOK FAKAT İÇERİDEKİ YOĞUNLUK TEDİRGİN EDİCİ”

“Babamın koğuşunda pozitif vaka yok ancak yine de 7 ve 8 numaralı cezaevlerinde vaka olduğunu biliyor ve endişe ediyoruz. Günde en az üç kere E-nabız sisteminden babamın sağlık durumunu kontrol ediyorum. Acaba ne zaman bu hastalığa yakalanacak korkusuyla yaşıyorum. Çünkü Silivri Cezaevi’nde zaten çok fazla mahkum var ve koğuşlardaki insan sayısı kapasitenin çok üstünde. İnfaz Yasası ile yoğunluğun düşürülmesi hedeflense bile semptom gözlemlenen ya da dışarıyla teması bulunan mahkumlar için karantina koğuşları oluşturduklarından dolayı maalesef yoğunluk hala çok fazla. Babamın koğuşu koronavirüs sürecinden önce 23 kişiydi fakat süreç başlangıcından sonra bu sayı 36 kişiye kadar çıktı. Kişi sayısı azaltılması gerekirken arttırılmaya devam ediyor.”

“MASKE VE ELDİVENLER İLK KEZ DÜN DAĞITILDI


“Ülke olarak iki aydır koronavirüs ile mücadele içinde olmamıza rağmen Silivri 6 numaralı cezaevinde bugün ilk kez telefon görüşüne çıkarken babamlara kullanmaları için maske ve eldiven verilmiş.

Öncelikli talebimiz tabii ki daha sağlıklı ve izole bir ortam için cezanın evde infazı. Bu konu hakkında birçok dilekçe vermemize rağmen cezaevinin herhangi bir risk taşımadığı yönünde yanıt aldık. En azından koğuşlardaki insan sayısının azaltılmasını istiyoruz. Bu şartlar altında birbirleri arasında sosyal mesafelerini korumalarına imkan yok. Babam tutukluyken dünyaya gelen ve şu an 1,5 yaşında bir kız kardeşim var. Adalet Bakanı’nın açıklamalarından sonra ‘görüntülü görüşme’ yapılacağını öğrenince mutlu olmuştuk. Babam kardeşimin büyüyüşüne şu an şahit olamıyor. Söyledikleri görüntülü görüşme hakkını vermediler. ”

Mahpus yakınları: Silivri’de maske ve eldiven ilk kez dün verildi