Silivri Cezaevi’nde korona: C-7 koğuşu açıklandı, ya B-12?

Artı Gerçek’te yer lan habere göre Covid-19 salgınına rağmen boşaltılmayan cezaevlerinde vaka sayıları artıyor.

Son olarak Silivri 7 No’lu Cezaevinde 44 kişinin Covid-19 testinin pozitif çıktığı açıklandı. Günlerdir saklanan vakalar Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kamuoyuna duyuruldu.

Başsavcılığın açıklamasında koğuş numarası verilmiyor. Ailelerden edinilen bilgiye göre, açıklamada bahsi geçen koğuşun C-7 olduğu tahmin ediliyor. Ancak yakınları B-12 koğuşunda bulunan ailelerden de açıklamalar geliyor. Bu koğuşta da 40’dan fazla kişinin kaldığı belirtiliyor.

Eşi Silivri 7 No’lu Cezaevi B-12 koğuşunda bulunan D, eşinin kalp hastası olan anne ve babasının durumdan haberi olmadığı için isimlerinin açıklanmasını istemiyor.

‘ÖLÜME TERK EDİLMİŞ GİBİLER’

39 yaşındaki eşinin Covid-19 testinin pozitif çıktığını dün öğrenen D, Artı Gerçek’e yaptığı açıklamada yaşananları şöyle anlatıyor:

“Dün sabah 182’den aradılar. Eşiniz, Covid-19 hastası, sizi de karantina altına almamız gerekiyor, sağlık ekibi göndereceğiz, dediler. Şaka mı yapıyorsunuz, eşim cezaevinde deyince, biz bilgilendirme yapmak zorundayız, diyerek kapattılar.

“Ben hemen cezaevini aradım ama telefona cevap verilmedi. e-nabız’dan eşimin 4, 5 ve 6 Mayıs günlerinde hastaneye getirilip götürüldüğünü öğrendim. 7 Mayıs’ta da Covid-19 testinin pozitif çıktığı sisteme yüklendi. Dün akşam cezaevinden aradılar, eşinize Covid-19 tanısı konuldu, kurum içinde karantinaya alındı, dediler. Her şeyin kontrol altında olduğunu, ambulans ve sağlık ekipleri bulunduğunu, söylediler. Ama benim endişem had safhada. Mahkemeye, TBMM’ye, CİMER’e tahliye için dilekçe verdik ama bir sonuç çıkmadı.”

‘GRİP GİBİ GEÇİRDİK’

Eşiyle en son 6 Mayıs Çarşamba günü telefonda konuştuklarını anlatan D, bu konuşmayı şöyle aktarıyor:

“C-7’de vaka olduğunu öğrenince endişeliyim, sizin durumunuz ne diye sordum. ‘Pazartesi iki arkadaşı koğuştan aldılar ve bir daha getirmediler, bence pozitif çıktı. Zaten hepimiz hastalandık, grip gibi geçirdik, kusanlar oldu’ dedi. Test yapıldı mı, diye sordum. ‘Bırak test yapmayı sahur ve iftarı iki kaşık çorba ile geçiriyoruz. Durum çok vahim. İlk kez telefona çıkarken maske verdiler’ dedi.”

VARDİYA DEĞİŞTİREN GARDİYANLAR MI BULAŞTIRDI?

39 yaşındaki eşinin Covid-19 testinin pozitif çıktığını dün öğrenen D, Artı Gerçek’e yaptığı açıklamada yaşananları şöyle anlatıyor:

“Dün sabah 182’den aradılar. Eşiniz, Covid-19 hastası, sizi de karantina altına almamız gerekiyor, sağlık ekibi göndereceğiz, dediler. Şaka mı yapıyorsunuz, eşim cezaevinde deyince, biz bilgilendirme yapmak zorundayız, diyerek kapattılar.

“Ben hemen cezaevini aradım ama telefona cevap verilmedi. e-nabız’dan eşimin 4, 5 ve 6 Mayıs günlerinde hastaneye getirilip götürüldüğünü öğrendim. 7 Mayıs’ta da Covid-19 testinin pozitif çıktığı sisteme yüklendi. Dün akşam cezaevinden aradılar, eşinize Covid-19 tanısı konuldu, kurum içinde karantinaya alındı, dediler. Her şeyin kontrol altında olduğunu, ambulans ve sağlık ekipleri bulunduğunu, söylediler. Ama benim endişem had safhada. Mahkemeye, TBMM’ye, CİMER’e tahliye için dilekçe verdik ama bir sonuç çıkmadı.”

‘GRİP GİBİ GEÇİRDİK’

Eşiyle en son 6 Mayıs Çarşamba günü telefonda konuştuklarını anlatan D, bu konuşmayı şöyle aktarıyor:

“C-7’de vaka olduğunu öğrenince endişeliyim, sizin durumunuz ne diye sordum. ‘Pazartesi iki arkadaşı koğuştan aldılar ve bir daha getirmediler, bence pozitif çıktı. Zaten hepimiz hastalandık, grip gibi geçirdik, kusanlar oldu’ dedi. Test yapıldı mı, diye sordum. ‘Bırak test yapmayı sahur ve iftarı iki kaşık çorba ile geçiriyoruz. Durum çok vahim. İlk kez telefona çıkarken maske verdiler’ dedi.”

VARDİYA DEĞİŞTİREN GARDİYANLAR MI BULAŞTIRDI?

Covid-19 salgınından sonra cezaevlerinde bir aylık vardiya sistemine geçilmişti. Gardiyanlar bir ay boyunca cezaevinden dışarı çıkmıyor. D’nin verdiği bilgiye göre, Silivri 7 No’lu cezaevinde vardiya bir hafta kadar önce değişmiş. Eşinin, virüsü yeni gelen gardiyanların getirmiş olabileceğini düşündüğünü aktaran D, eşinin bir an önce tahliye edilmesini istiyor: “Dilekçelere yanıt verilmiyor. Yemekler az, hiçbir koruyucu önlem yok, dezenfektan yok. Ölüme terk edilmiş gibiler. Bu kadar kinin, nefretin olmasını anlamıyorum. İnsan canı bu kadar ucuz olmamalı.”

D, vakaların C-7 ve C-12 ile sınırlı olmadığını da düşünüyor: “O gardiyanlar bütün koğuşlara giriyor. Her sabah sayım yapılıyor, yemek veriliyor. Bütün koğuşlara bulaşmış olabilir.”